23 Şubat 2026

Şiddet “Aile Meselesi” Değildir

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Bir Hayat Sigortasıdır
Toplum olarak yıllarca çok tehlikeli bir cümleyi tekrar ettik:
“Kol kırılır, yen içinde kalır.”
İşte sorun tam da burada başladı.
Şiddeti görünmez kıldık.
Ev duvarlarının arkasına hapsettik.
“Karışmayalım, aile meselesi” dedik.
Oysa şiddet hiçbir zaman aile meselesi olmadı. Şiddet, doğrudan doğruya bir insan hakkı ihlalidir. Devletin, hukukun ve toplumun müdahale ettiği bir kamu düzeni sorunudur. Tam da bu yüzden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun var. Bizim ceza hukuku geleneğimiz uzun yıllar “Önce suç işlendi, sonra ceza verildi.” mantığı ile çalıştı. Peki şiddette bu yeterli mi? Bir kadının, bir çocuğun, bir yaşlının şiddete uğradıktan sonra failin ceza alması, yaşanan travmayı geri alıyor mu? Cevap net: Hayır.
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun işte bu boşluğu doldurmak için getirildi. Bu kanun, klasik ceza hukukundan farklıdır. Mantığı ise “Ben cezalandırmam, önce korurum.”dur. Yani şiddet gerçekleşmeden önce devreye girer. Tehdit varsa, korku varsa, baskı varsa… Hukuk kapıyı çalar.
Toplumda en büyük yanılgılardan biri de şiddeti sadece fiziksel görmek. Oysa şiddetin çoğu tokatla başlamaz. Aşağılama ile başlar. Bağırma ile başlar. Kıskançlık adı altında kontrol ile başlar. Maddi imkanları kısıtlama ile başlar. Psikolojik şiddet, fiziksel şiddetin habercisidir. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun bu yüzden şiddeti geniş tanımlar:
• Fiziksel
• Psikolojik
• Ekonomik
• Cinsel
• Israrlı takip
Yani bir kadının “Sürekli takip ediliyorum, korkuyorum” demesi bile koruma için yeterlidir. Delil şartı aranmaz. Beyan esastır. Bu, kanunun en güçlü ama en çok tartışılan yönüdür.
Kimler Yararlanabilir? Bir diğer yanlış bilinen konu: “Evli değilsen 6284’ten yararlanamazsın.”
Oysa ki Kanun çok açık:
• Evli kadınlar
• Boşanmış eşler
• Sevgililer
• Nişanlılar
• Aynı evde yaşayanlar
• Israrlı takibe uğrayan herkes

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun korumasından yararlanır. Şiddet ihtimali varsa, devlet koruma sağlar. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun sadece kâğıt üzerinde bir metin değildir. Somut tedbirler içerir.
Mağdur için:
• Sığınma sağlanır
• Maddi yardım yapılır
• Psikolojik destek verilir
• Adres gizlenir
• Gerekirse iş yeri değiştirilir
Fail için:
• Evden uzaklaştırma
• Yaklaşmama kararı
• İletişim yasağı
• Silah teslimi
• Alkol/madde yasağı
Bunlar “rica” değil, mahkeme kararıdır. Ve ihlalin bedeli vardır. Tedbir Kâğıt Parçası Değildir
Uygulamada en tehlikeli cümle şudur: “Bir şey olmaz.” Olur. Tedbiri ihlal eden kişi hakkında zorlama hapsi uygulanır. 3 günden başlar, tekrarında 30 güne kadar çıkar. Para cezasına çevrilmez. Ertelenmez. Devlet burada net bir mesaj verir: “Ben koruma kararı verdiysem, buna uyacaksın.”
Peki Neden Hâlâ Şiddet Var? Çünkü kanundan önce zihniyet değişmeli. Hâlâ şu cümleleri duyuyoruz:
• “Çocuk için katlan.”
• “Yuvanı yıkma.”
• “Bir tokattan ne olur?”
Oysa istatistikler gösteriyor ki, ölümle sonuçlanan vakaların büyük kısmında önceden şiddet geçmişi var. Yani sinyaller görülmüş. Ama ciddiye alınmamış. Şiddet affedildikçe büyür. Görmezden gelindikçe cesaretlenir.

Son yıllarda Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a yönelik iki temel eleştiri öne çıkıyor:“Erkekleri mağdur ediyor.” “Aileyi dağıtıyor.” Bu eleştiriler duygusal ve sübjektif olabilir ama hukuki gerçeklik farklıdır. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun aileyi değil, şiddeti hedef alır. Şiddet yoksa tedbir de yoktur. Aileyi dağıtan şey uzaklaştırma kararı değil, şiddetin kendisidir.
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun:
• Bir kadının hayatta kalmasını,
• Bir çocuğun travma yaşamamasını,
• Bir ailenin şiddetten arınmasını sağlayabilir.
Şiddet kader değildir. Susmak çözüm değildir. Hukuk vardır ve işletildiğinde korur. Bazen bir imza, bir uzaklaştırma kararı, bir tedbir… Bir hayatın yönünü tamamen değiştirebilir.