Avrupa Birliği’nde sanayiyi güçlendirmeye yönelik hazırlanan yeni kamu alım stratejisi, üye ülkeler arasında fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. Özellikle enerji, otomotiv ve net-sıfır teknolojiler gibi stratejik sektörlerde Avrupalı üreticilere öncelik verilmesini içeren düzenleme, Brüksel’de yoğun müzakerelere sahne oluyor.
Komisyon İçinde Görüş Ayrılığı
AB Komisyonu tarafından hazırlanan ve “Sanayi Hızlandırıcı Yasası” olarak adlandırılan taslak metin, kurum içinde de beklenen desteği bulamadı. Taslak üzerinde çalışan Fransız Komisyon Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne’nin önerisine, Komisyon bünyesindeki çok sayıda birimden itiraz geldi. Bu nedenle düzenlemenin açıklanmasının yeniden ertelenebileceği konuşuluyor.
Tartışmanın Odağı: “Made in Europe” Tanımı
Krizin merkezinde, “Made in Europe” ifadesinin kapsamı yer alıyor. Mevcut taslakta bu tanım; 27 AB ülkesiyle birlikte Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ı kapsıyor. Ancak serbest ticaret anlaşması bulunan ülkelerin dahil edilip edilmeyeceği konusunda görüş birliği sağlanamadı.
Ticaret politikası kanadı daha geniş ve kapsayıcı bir çerçeve isterken, sanayi politikası tarafı yerli üretimi daha sert kurallarla korumayı savunuyor.
Fransa-Almanya Hattında Politika Farkı
Yaşanan görüş ayrılığı, Birliğin iki büyük ekonomisi arasındaki yaklaşım farkını da ortaya koydu. Fransa, kamu alımlarında korumacı adımların Avrupa sanayisini güçlendireceğini savunuyor.
Almanya ise daha temkinli bir tutum sergiliyor. Berlin yönetimi, katı yerli üretim şartlarının maliyetleri artırabileceği, yatırımları yavaşlatabileceği ve küresel rekabette Avrupa’yı zayıflatabileceği görüşünde. Bu nedenle Almanya, “Made in Europe” yerine daha kapsayıcı bir “Made with Europe” modelini öneriyor.
Türkiye Süreci Yakından İzliyor
AB’deki bu politika tartışması Türkiye açısından da önem taşıyor. Gümrük Birliği ve Avrupa ile güçlü ticari entegrasyon nedeniyle Türk üreticilerin de yeni modelde nasıl konumlanacağı merak ediliyor. Ankara’nın, Türk firmalarının Avrupa üretim ekosistemi içinde değerlendirilmesi yönünde diplomatik temaslarını sürdürdüğü ifade ediliyor.
Yeni düzenlemenin nihai şekli, hem Avrupa sanayisinin geleceği hem de Birlik dışındaki ticaret ortakları açısından belirleyici olacak.