19 Mart 2026

Bayram kimin için bayram?

Bayram sabahları hep aynı başlar…
Erken kalkılır, evler toparlanır, sofralar hazırlanır. Mesajlar gönderilir, kapılar çalınır. Herkes birbirine “iyi bayramlar” der.

Ama insanın aklının bir köşesinde bir soru kalır:
Herkes için mi bayram?

Bu coğrafyada bayram sevinciyle büyüyen çocuklar var. Bir de bayramın ne olduğunu bilmeden büyüyenler…
Gazze’de, bir çocuğun en son hatırladığı şey bayramlık kıyafeti değil; bir siren sesi, bir enkaz, bir kayıp…
İran’da bir okulun üzerine düşen bombanın ardından geriye kalan sessizlik…
Afrika’da ise bayram sabahı demek, çoğu zaman yine aç bir gün demek.

Biz bayram sofralarında çeşitleri konuşurken, başka bir yerde bir çocuk bir lokmanın hayalini kuruyor.
Biz yeni kıyafetlerin sevincini yaşarken, bir başka çocuk aynı gün toprağa veriliyor.

İşte bu yüzden bayram sadece kutlanacak bir gün değil, aynı zamanda hatırlanacak bir vicdan günüdür.

Belki de mesele şu:
Bayramı sadece kendimiz için mi yaşıyoruz, yoksa dünyayı da kalbimize katabiliyor muyuz?

Çünkü gerçek bayram;
Sadece kapımızı çalanla değil, hiç tanımadığımızın derdiyle de ilgilendiğimizde başlar.

Bu bayram, sevincimizi eksiltmeden ama gerçeği de unutmadan…
Biraz daha durup düşünmek, biraz daha hatırlamak gerek.

Belki o zaman, bayram gerçekten bayram olur.