Yıllar önce köşe yazılarımda yine gündeme getirmiştim.
Samsun’un havaalanı meselesi pistten ibaret değildir diye.
Bu şehir için mesele bir ulaşım başlığı değil, rekabet gücü meselesidir diye.
Aradan yıllar geçti.
Yeni terminal konuşuluyor.
Yenileme konuşuluyor.
Yeni uçak–taksi yolu konuşuluyor.
Yatırım programı konuşuluyor.
Edindiğim bilgiler umut verici;
Bakanlık, 2026 programına almış, Samsun Çarşamba Havalimanı için ihale dosyasını hazırlamış durumda. Yaklaşık maliyetler çalışılmış. Bu yıl ihalesi yapılması bekleniyor.
Ama asıl mesele hala aynı yerde duruyor.
Gökyüzü dar.
Bugün Samsun Çarşamba Havalimanı’ndan tarifeli aktarmasız uçuşlar 2 ülkede toplam 13 hedefe yapılıyor.
Bunun 5’i iç hat.
Bu tablo bir rakamdır.
Ama vizyon değildir.
Karşılaştırmayı aynı bölgeden yapalım:
Trabzon Havalimanı
11 ülkede 32 hedef
10 iç hat uçuşu
Ordu–Giresun Havalimanı
1 ülkede 6 hedef
4 iç hat uçuşu
Rize–Artvin Havalimanı
1 ülkede 7 hedef
5 iç hat uçuşu
Karadeniz’de tablo bu.
Yorum gerektirmiyor.
Üstelik mesele sadece sayı da değil.
Nitelik farkı var.
Bölgedeki havalimanlarından:
Bakü uçuşu var
Dubai uçuşu var
Kıbrıs uçuşu var
Kuveyt uçuşu var
Ürdün uçuşu var
Arabistan uçuşu var
Tacikistan uçuşu var…
Var da var…
Samsun’da yok.
Bu şehir üretim merkezi olmayı konuşuyor.
Sanayi genişliyor.
OSB’ler artıyor ve büyüyor.
Savunma sanayi yatırımları geliyor.
Ama dış dünya ile doğrudan hava bağı sınırlı.
Yurtiçi uçuş noktaları yetersiz.
Bu bir ulaşım sorunu değil.
Bu bir yatırım iklimi sorunudur.
***
Bir de hafıza meselesi var.
Samsun – Çarşamba Havalimanı Ağustos 2017’de uçuşa kapatılarak üç aylığına tadilat gerekçesiyle bakıma alındı.
Bir havaalanı için uzun sayılabilecek olan 3 ay süreyle kapalı kaldı.
O dönem hatırlayalım:
Tadilatın kapanmadan yapılabileceği yönünde ciddi tartışmalar vardı.
Kapanmadan yapılabilecek iken kapatma tercih edildi.
Daha ilginci zamanlamaydı.
Ordu–Giresun Havalimanı devreye girdikten hemen sonra bu kapanma yaşandı.
Sonrası biliniyor.
Yolcu akışı dağıldı.
Uçuş alışkanlıkları değişti.
Pazar payı kaydı.
Bugün yolcu sayısı yeniden artmış olsa bile,
tadilat öncesindeki direkt uçuş çeşitliliği seviyesine hala ulaşılamadı.
Bu önemli bir tespit.
Çünkü havacılıkta trafik geri gelir.
Ama ağ geri gelmez.
Onu yeniden kurmanız gerekir.
***
Şimdi terminal yenilemesi konuşulsa da mevcut terminalin Samsun tarafına yeni ve büyük bir terminal binası geliyor.
Elbette gereklidir.
Elbette yapılmalıdır.
Ama gerçek şu:
Yeni terminal yapmak
uçuş ağını büyütmez.
Bina yapmak
rota üretmez.
Beton yatırım
havayolu stratejisi değildir.
Samsun’un ihtiyacı mimari değil,
havacılık politikasıdır.
Havayolu şirketleriyle pazarlık
Turizm entegrasyonu
Diaspora planlaması
Lojistik merkez vizyonu
Bölgesel hub hedefi
Bunlar konuşulmadan
terminal sadece vitrin olur.
***
Bu şehir Karadeniz’in en büyük sanayi adaylarından biri.
Coğrafi konumu merkez.
Nüfus havzası güçlü.
Ama hava bağlantısı hala Samsun’un potansiyelinin gerisinde.
Bu çelişki çözülmeden
Samsun’un kalkınma iddiası eksik kalır.
Yıllar önce yazdığım cümleyi bugün yeniden yazıyorum:
Samsun’un havaalanı ile imtihanı bitmedi.
Sınav değişti.
Ama sonuç hala açıklanmadı.
Gökyüzü genişlemeden
şehir büyümez.
Ve Samsun’un artık bekleyecek zamanı yok.