23 Nisan’da makamlar devredildi.
Fotoğraflar çekildi, mesajlar verildi, çocuklar koltuklara oturdu…
Her yıl gördüğümüz bir tablo.
Ama bu kez Çarşamba’da farklı bir şey oldu.
Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, makamını sadece bir öğrenciye değil,
özel bir çocuğa bıraktı.
Yani…
- Belki hayatı diğer çocuklardan daha zor olan
- Belki toplumda daha az görünür olan
- Ama aslında en çok görülmesi gereken bir çocuğa…
İşte fark tam burada başlıyor.
Makam devretmek kolay.
Ama o koltuğa kimi oturttuğunuz önemli.
Çünkü o tercih sizin bakış açınızı gösterir.
Bu şehirde, bu ülkede…
Özel çocuklar çoğu zaman ya görmezden gelinir
ya da sadece “özel günlerde” hatırlanır.
Ama gerçek hayat başka…
- Okulda zorluk yaşarlar
- Sosyal hayatta geri planda kalırlar
- Aileleri sürekli mücadele eder
İşte tam da bu yüzden…
O koltuğa bir günlüğüne bile olsa bir özel çocuğun oturtulması, sıradan bir hareket değildir.
Bu sadece bir protokol uygulaması değildi.
Bu bir mesajdı:
“Sizi görüyoruz.”
Belki de o çocuk için hayatında ilk kez böyle bir an yaşandı.
Belki ailesi için yılların mücadelesine küçük ama anlamlı bir karşılıktı.
Ama daha önemlisi…
Topluma verilen mesajdı.
Bu Hassasiyeti Kaç Kişi Gösteriyor?
Şimdi soralım:
Bu ülkede kaç belediye başkanı makamını özellikle özel bir çocuğa bırakmayı düşünüyor?
Kaç kişi gerçekten bu detayı önemsiyor?
Çünkü mesele koltuk değil.
Mesele bakış açısı.
23 Nisan’da birçok makam devredildi.
Ama Çarşamba’da yapılan bir tercih, diğerlerinden ayrıldı.
Çünkü bu kez…
O koltuk sadece bir çocuğa değil,
görülmesi gereken bir gerçeğe bırakıldı.
Ve açık söylemek gerekirse:
Bu ince düşünceyi herkes gösteremez.